Bir bayramı da ardımızda bıraktık…

Aslında çok yazılıyor ve okuyoruz ama gerçek…Eski bayramların tadı hakikatten kalmadı.

Eskiden bayram demek yeni ayakkabı demekti, bayram demek büyüklerimizin elini öpmekti, bayram demek bayram harçlığı almaktı…

Bayram her insan için farklıdır. 

Benim için bayramlar ve özel günlerin bir manası yok artık…

Çok uzun zaman oldu…

Bayramları eskiden hatırlıyorum çocukken; bir heves ve bir heyecanla hazırlanırdık. Bir sefer hiç unutmuyorum bayram kış mevsimine denk gelmişti.

Annem bana yün bir elbise almıştı. Fakat o zamanlar daha alerjik astım hastası olduğumu bilmiyorduk. Elbiseyi giyer giymez kaşınmaya başladım hem de felaket derece, bakınız bugün bile hala unutmadım.

Hemen ardından öksürmeye başladım. Hem kaşınıyordum,  hem de öksürüyordum.

Elbise tamamen yündü ve hatırladığım kadarıyle yurt dışından rahmetli Ayşe halam getirmişti. Ayşe halam hiç evlenmemişti, çocuğu yoktu bu yüzden bizlere pek bir düşkündü. İlk konuşan ve yürüyen bebeğimi de o almıştı bana yine yurt dışından…

Benim yün elbiseye dönecek olursak, annem inatla elbiseyi çıkarmadı üzerimden ve ben arabada babaanneme giderken artık ölmek istediğimi düşünüyordum.

Elbise bana kabus olmuştu. Anneme göre babam bana yüz veriyor ve şımarıklık yapıyormuşum, elbise de bir kusur yokmuş.

Ben heykel gibi durmakta çareyi bulmuştum. Nefes alırken bile yavaş ve kımıldamadan alıyordum. Hareket edersem kaşıntım artıyor ve öksürüyordum.

Babaanneme gider gitmez elbisemi çıkartmış ve halamda olan yedek kıyafetlerimden giymiştim…

Halam anneme bu elbisenin kesinlikle bu şekilde giyilmeyeceğini, elbisenin altından uzun kollu bir atlet giyilmesi gerektiğini söylemişti. Halam ve babaannem ise fırsattan istifade anneme bayağı söylenmişlerdi…

Bunun gibi bir sürü daha bayram ile ilgili güzel anılarım var. Hepsi de kendi içinde bir anı ve hatıra saklar…

Çocukluk yıllarımızdan sonra ise sevgi adına yaşanılan acılar, burukluklar insanı ister istemez mesafeli bir insan yapıyor. Az insanla kendi dünyanızı paylaşır, sevginizi baki bırakırsınız. Bu tamamen sizin kendinize olan saygınızdandır. 

Yaşadığım hüzünlerden, kendime olan saygımdan, içgüdüsel korunma duygumdan ötürü mesafeli yaşarım. 

Bayram gibi özel günleri de sevmeyişim sanırım bu yüzdendir.  

Sevginin eşsiz ışığına ve gücüne inanıyorum. Karanlığı bir tek sevginin ışığı yok edebilir, yine de sevginin tek başına yetersiz olduğunu düşünüyorum.

Güzel bir haftasonu sizlerle olsun… 

Yorum yapın