Sevgili okuyucularım yaz mevsiminin kokusunu aldığımız bu günlerde doğanın tatlı tatlı uyanışını izlemek kadar keyifli birşey daha olamaz diye düşünüyorum.

Neredeyse tüm renkleri görebildiğimiz bu mevsimde tabiatın ne kadar eşsiz bir ressam olduğunu yeniden her defasında keşfediyorum.

Çoğu zaman yürürken, çoğu zaman yolculuk ederken birbiri ardına geçtiğim yollarda en ufak renk detayına kadar dikkat eder, duyabildiğim kadarıyle doğanın kendine ait seslerini nefes almadan dahi dinlemeye çalışır, gördüklerimden feyz alırım…

“Dünyada çiçek, çocuk ve kuş olduğu sürece korkma; her şey yolunda demektir.”

Nikos Kazancakis’e ait olan bu cümleye geçen bir yerde rastladım. 

Yaşıyoruz…

Bazen farkında olarak,

Bazen farkında olmadan…

İnsanın etrafında var olan güzellikleri görmesi için illaki başına kötü birşey mi gelmesi gerekiyor; diye dün akşam uçakta yolculuk ederken düşündüm.

Genel  olarak insan şükretmeyi bırakınız, var olduğu durumun kıymetini ancak canını acıtan kayıpları yaşadığı zaman anlayabiliyor.

Bu benim genel olarak etrafımda gördüğüm bir olay…

İnsanlar her zaman olmasa bile çoğunlukla başkalarının hayatlarına merak ve haset duygularıyle bakar, iç geçirir…

Kendi hayatına odaklanmak yerine elindekilerini görmez, sürekli olarak 

başka insanların hayatlarına ilgi duyarak yaşar. Bu ne kadar büyük bir zaman kaybıdır diye düşünseler…

Merak ettiğimiz insanların hayatları öylesine olmamıştır. Ödünler, acılar ve büyük kayıplar yaşanmıştır. 

Ben her defasında umutla Nikos Kazancakis’in gibi düşünürüm, öyle gözlerle bakarım çevreme…

Bizler dışında var olan dünyanın her şeye rağmen kuş sesleriyle, çicek ve çocukla hep var olacağını inançla düşünüyorum.

Başka insanların hayatlarına odaklanmak yerine kendi yaşantımıza, kendi dünyamıza ilgi gösterdiğimizde kelimenin tam manasıyle yaşadığımızı da anlayacağız.

Yine Elisabeth Kubler Ross’un çok sevdiğim bir ifadesi var; sizlerle paylaşmak isterim.

“Tanıdığım en güzel insanlar, yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi ve kaybı yaşamış olan ve diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş romantik ve anarşist olan insanlardır. Bu kişiler yaşama karşı geliştirdikleri kendine has takdir, direniş, duyarlılık ve anlayışla; şefkat, nezaket, bilgelik ve derin sevgiden kaynaklanan bir ilgi ve sorumlulukla doludurlar.

” Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar; onlar oluşurlar…”

Az önce yazdığım gibi; yaşıyoruz, bazen farkında olarak, bazen farkında olmadan…

Evet yaşıyoruz, bazen diğer insanların hayatlarına farkında olmadan imrenerek, bazen farkında olmadan haset ederek…

Bunu yapmak yerine kendi içinize dünyanıza dönünüz…Güzel olarak görülen hiç birşey ortaya öylece göründüğü gibi çıkmıyor, alın teriyle, çabayla ve zorluklarla yoğurulup oluşuyorlar…

Bunu isteyen her insan da yapabilir. İşin sırrı kendi dünyanıza odaklanmaktır…Kendinizi yaşamaktır…

Güzel bir haftasonu diliyorum. Doğanın en güzel zamanlarını keyifle geçiriniz…

Yorum yapın