Yasemin kokulu, Polyanna gibi görünmeye çalışan bir Cuma gününde; kendimi, henüz güneşin tam olarak doğmadığı vakitte niye uyandığımı düşünürken buldum…

Yataktan kalktığımda henüz etrafta turuncu lacivert bir rengin hüküm sürdüğünü, buna rağmen belli belirsiz bir sis bulutunun çapkın çapkın bana göz kırptığını yakaladım.

Genel olarak uykudan kalktığımda, hele hele bu şekilde uyandığımda  çok iyi bir keyifte olmam. Kahveyi içmeden lanet gibiyim. Aksi, huysuz, ağlamaya hazır, bıraksalar yüzyıl uyanmak istemeyeceğim bir ruh haliyetinin içinde, afyonumun patlamasını bekleyerek düşünmeye çalıştım, bugün beni neler bekliyor diye…

Uzun zamandır bir tatile olsun gidemediğimi hatırladım. 

Uzun zamandır kendim dışında yaşadığımı farkettim.

Uzun zamandır sabırlı ve hoş görülü olduğumu anladım.

Uzun zamandır olaylara tahammül etmekten içimde biriken çok şeylerin olduğunu sanırken meğer sabır ve sakinlikle içimde hiç birşeyin benim açımdan sevindirici olarak birikmemiş olduğunu gördüm.

Ve yavaş yavaş, yüzüme o çok sevdiğim, bana kendimi iyi hissettiren, gülümsemem gelmiş, oturmuş bile…

Hız ile yataktan fırlıyorum. Pencereleri açıp sabahın kokusunu içime doya doya çekiyorum.

Kahvemi yapmak için mutfağa giderken aklıma beni coşturan şarkılar geliyor.

Hemen müzik setimi açıyorum. Kahvemi de yapıp dans etmeye başlıyorum. Kedilerim de şaşkın ama alışıklar benim bu ele avuca sığmaz hallerime…

Hayatınızı seviniz, etrafınıza sevgi ve ilgi veriniz. Evrene ne verirseniz size döner ve gelir…Bazen tıpış tıpış gelir, bazen emekleyerek gelir, bazen koşarak gelir, bazen ise kaplumbağa hızı ile gelir…

Günün sonunda gelir….Gözümüzü açtığımız her yeni güne umutla, cesaretle sarılmak; bir çok olumsuz olayı daha rahat ve sakinlikle karşılamamızı sağlar. Ve dua ediniz…

Evet dua etmek insana güç veriyor. Olabilecek yıkıcı, üzücü olayları böylece sabır ve sevgiyle karşılama gücüne kavuşursunuz.

Sevgiyle karşılanan her şey sizi sanılanın aksine daha az yıpratır…O yüzden çoğu zaman diyorum ya gönlümüz geniş olsun, o kadar geniş olsun ki içinde vefayı, merhameti barındırsın…

O kadar geniş olsun ki; kendimizi kimsesiz hissettiğimizde bile yalnız olmadığımızı anlayalım…

Franz Kafka demiş ki; “İnsan kendi eksikliğine katlanmak zorundadır, her an için; oysa iki kişilik eksikliğe katlanmak zorunda değildir.”

Yorum yapın