Mutlu bir haftasonu sizlerle olsun …

Bilmiyorum farkında mısınız, Ocak ayına hızlı bir giriş yaptık. Üst üste olaylar oluyor ve neredeyse Ocak ayını da yarıladık.

Bugünlerde fırsat buldukça örgü örüyorum. Henüz yeni öğrendim. Geceleri yatmadan önce, gün içerisinde bazen fırsat buldukça çıkarıyorum örgümü ve büyük bir keyifle örüyorum. Yalnız boyunluk dışında birşey örmüyorum. Boyunluk hem erken bitiyor hem de kafamı yormuyor.

Geçenlerde okumuştum, Amerika’daki bir hastanede doktorların bir kısmı ameliyatlara girmeden önce örgü örüyorlarmış.

Tam manasıyle terapi oluyor. Sosyal medyada vakit geçiren bir insan değilim, çalışma dışında kalan zamanlarımda en sevdiğim uğraşlardan bir tanesi olmuş durumda şu an örgü olayı…Tavsiye ederim…

Gelelim bugünkü yazımızın konusuna; kötüyü bilince iyi olmak kolaylaşır diye bir cümle okumuştum geçenlerde…

Kötüyü bilmek bize çok şey kazandırır. En azından kötü insanın rengini belli etmesi kadar bize baş edilen bir iyilik daha olamaz diye düşünüyorum.

“Hay aklımın ve vicdanımın o saf ve çocuksu halini yesinler kızım” diye kendi kendime hem güldüm hem üzüldüm.

Her şerrin içinde bir hayır, her hayrın içinde de bir şer vardır…

Ve inandığım bir şey daha var. Önümüze çıkan olaylar bize akıl ve vicdanımızla seçimler yapmamıza fırsat verir.  Zorlandığımız her seçim bizim sınavımızdır aslında… Bunu da okudukça yaşadıkça öğreniyoruz. Hayat bize en güzel okul ve öğretmendir. 

Ve bir de karşımıza çıkan, hayatımızda var olan insanlar da kesinlikle tesadüf değildir. Hepsi de bizim sınavımızdır. Hepsi de bize birşey öğretmek için bizimle beraber var oluyorlar. Onların da sınavı bizleriz. 

Her gün yüzyüze görüştüğün, beraber çalıştığın insanlar senin bu dünyadaki sınavlarındır. 

Ve ben…Örgü örerken hem bunları düşünüyorum hem de yaşadığım sınavları…

Şükrediyorum önüme çıkan ve mücadele etmem gerekenler için…Biliyorum ki bunlar benim kendi dünyamda var olan fırtına ve güneş ışıklarını dengeliyor. Kolay değil ama bir şekilde bunu yapabilmek bana sonsuz bir huzur veriyor, sevgi veriyor…

Güven veriyor her şeyden önce kendime ve daha sonra da beni Yaradan’a…

Ve biliyor musunuz? Şunu farkettim; kendimce verdiğim en doğru kararlarım ise işte hep bu sınanma zamanlarımda olmuş.  Aklımda soru işareti bırakan olayları ve insanları geride bırakmasını da böylece öğrendim.

Ve sizler…

Hayata sarılışınız ve hayat öpücüğüniz  samimi, merhametli olsun.

Merhamet ve samimiyet bir insana yakışan en güzel duygulardan biridir…

Sevgiyle kalınız…

Yorum yapın